Duygularımızı Anlamak ve Kontrol Etmek

Duygularımızı Anlamak ve Kontrol Etmek
Resim: https://pixabay.com/

Duygularımızı Anlamak ve Kontrol Etmek

Duygu ve duygularımızı anlamak ve kontrol etmek. Allah, insanı çeşitli duygularla donatmıştır. Sevgi, şefkat, merhamet, huşu, neşe, mutluluk, cesaret, gurur, öfke, üzüntü, korku, acı, hırs, nefret, özlem, şüphe, kıskançlık, şaşkınlık… Bu duyguların bazıları olumlu bazıları ise olumsuz olarak ifade edilmektedir.

Rabbim bizleri bu duygularla donattığına göre demek ki hiçbir duygu gereksiz değildir. Yeter ki o duygularımızı uygun şekilde ifade etmeyi bilelim.

İnsan ilişkilerindeki en temel sorunlarından birisi de duyguların karşı tarafa ifade edilmemesi ya da yanlış ifade edilmesidir. Bunun için, kişi önce duygularını fark edecek ve anlamlandıracaktır. Daha sonra karşı tarafa aktaracaktır. Olması gereken o an yaşanan duygunun karşıdaki kişiye ifade edilmesidir. Ancak bazı insanlar, duygularını bastırama yoluna gidebilmektedir.

Duygularımızı İfade Etmek

Duyguları ifade etmek, o an ne hissettiğimizi tanımlamak ve o duyguyu dışa vurmak anlamına gelir. O an hissettiğimiz duygu ne olursa olsun, onu hem sözlü hem de sözsüz olarak anlatabilme becerisidir. Üzüntü, şaşkınlık, mutluluk, öfke, korku ya da iğrenme gibi temel duyguların fizyolojik belirtileri ve yüz ifadeleri evrensel iken; bu duyguların ifade edilme şekilleri yaşadığımız toplumun sosyal ve kültürel beklentilerine göre değişiyor.

Kadınlar ve Erkeler Aynı Duygular ile Doğarlar

Duygularımızı Anlamak ve Kontrol Etmek.

Kadınlar ve erkekler doğuştan aynı duygularla donatılmışlardır. Ancak yaşanılan topluma ve çocuğun yetiştirilme biçimine göre kadın ve erkek kimliği oluşmaktadır. Toplumumuzda kadınlar daha fazla duygularını ifade etmeye ve empati kurmaya yönlendirilirken erkeklerin duygulardan uzak tutulduğunu görüyoruz. Örneğin, iki yaş kadar küçük bir dönemde bir kız çocuğuna bebek alıyor, bu konuşmayan ve hareket etmeyen bebeğin acıktığını, ağladığını ve ilgi görmesi gerektiğini söylüyoruz. Yani kız çocuklarına empati kurmayı daha iki yaşında öğretmeye başlıyoruz. Erkek çocuğa ise aldığımız oyuncaklar mekanik aletler, kamyonlar arabalar; duyguya fazla yer bırakmayan şeyler. Üzüntü duygusunu kız çocukta gördüğümüzde bunu doğal karşılarken erkek çocukta buna yer olmadığını söyleyebiliyoruz. Örneğin, ağlamanın erkeklere uygun bir davranış olmadığını gösteriyoruz. Üzüntü gibi bir duygunun ifadesini, çocuk rol model olan babasında da hiç göremiyor. Onun duygu ifade şeklini öğrenmeye çalışıyor.

Toplumumuzda çoğu insanın duyguları ile ilgili sorunları vardır. Bazıları da duygularını tanır ama ifade edemezler. Duygular, fark edilir ve ifade edilirse birey kendini enerjik hisseder. Duygularını ifade etmeyen bireyler kendini yorgun, kaygılı ve depresif hisseder.

Duyguları ifade etmemek, onları yaşamamak anlamına gelmiyor. Duyguları yaşayıp bastırmak ya da maskelemek anlamına geliyor. Bu durum, kişide bir rahatlama sağlamıyor. Öncelikle fizyolojik bazı sonuçları var. Duygu yaşandığı sırada yüz ve beden hareketleri azalırken kan akışı ve nabız yükseliyor. Kronik olarak yaşandığında, kalp-damar sorunlarına yol açabiliyor. Bu durum, kişinin bilişsel performansını da etkiliyor. Ayrıca yine kronik olarak duygu ifade edilemediğinde kaygı ve öfke yönetimi sorunlarına yol açıyor.

Üzüntü ve korku gibi bazı duygular, güçsüzlük olarak algılandığından bu duyguların ifade edilmesi de zor oluyor. O duyguyu hissetmenin de bir sebebi olabileceğini kabullenmek, duyguları doğru ifade edebilmeyi sağlar.

Duygular İletişim İçin Önemlidir

Duygularımızı Anlamak ve Kontrol Etmek.

Duygular ifade edildiği zaman iyi bir iletişim başlar. Duygularını karşılıklı olarak ifade eden ve karşısındakini anlamaya gayret gösteren çiftler daha mutlu olur. Duyguların ifade edilmesi, temel olarak beden dili ve sözel olarak olmalıdır. “Ben, senin bu davranışın karşısında kendimi çok sinirli hissediyorum…” ile başlayan bir konuşma, sorunun çözümünün başlangıç noktasıdır. Yoksa, öfkeyi saldırı ile ifade etmek bir çözüm değildir.

Duyguların farkına varılması ve ifade edilmesi aslında duygusal zekamızın bir sonucudur. Zekâ, geliştirilebilen, durağan olmayan bir özelliktir. Dolayısıyla, bilinçli olarak yani isteyerek duygularımızı fark etme ve ifade etmeyi öğrendikçe, duygusal zekâmız da gelişecektir.

Duyguları ifade etmek, yakın ilişkilerde, aile içinde ve iş hayatında iyi hissetmeyi sağlar. Karşınızdaki kişiyi suçlamadan “Ben bu olayda bu duyguları hissediyorum” diyebilmeniz karşıdaki kişide de güven duygusu oluşturmanızı sağlar.

İnsanlar arasında, eşler arasında duygular ilişkilere zarar vermez. Zarar veren, o an yaşanan duygunun yanlış ifade edilmedir.  Örneğin bir erkek eşinin yaptığı bir davranışa öfkelenebilir. Sıkıntı, öfkeyi ifade etme biçiminin yanlışlığıdır. Öfke duygusunu, öfkesinden karşı tarafı sorumlu tutarak onu suçlayarak yaşıyorsa problem başlıyor.

Mutluluk İçin

Duygularını karşılıklı olarak ifade eden ve birbirini anlamaya çaba sarf eden çiftler mutlu ilişkinin anahtarını bulmuş olurlar.

Çok geniş olan bu konuyu şu şekilde özetlemek istiyorum:

* İşe önce duyguları tanımaya ve kabul etmeyle başlayın. Örneğin olumsuz bir durum yaşandığında bedeninizden yola çıkabilirsiniz. Öfkelendiğinizde yüzünüzde bir sıcaklık hissederken, üzüntü duyduğunuzda boğazınızda bir düğüm, kaygı duyduğunuzda ise midenizde bir kasılma hissedebilirsiniz.

* Öfke durumunda kendinize sorun: Yaşadığınız diğer duygular ne olabilir? Üzgün ya da korkuyor da olabilir misiniz?

* Hissettiğiniz duyguları adlandırmaya çalışın. Şu an hissettiğiniz duygular neler? Bunları bir deftere yazın.

* Duygular, tıpkı araba kullanmak gibi, öğrenilebilir ve ifade edilebilir becerilerdir. İhtiyacınız olan şey, pratik yapmaktır.

* Duygularınızın farkına varma ve uygun şekilde ifade etmek konusunda yardım alın. Bu bir psikolog olabileceği gibi, güvendiğiniz bir yakınınız da olabilir. Bu konuda

Unutmayın! Bütün duyguların uygun bir şekilde ifade edilmesi öğrenilebilir.

Yayınlanan Gazete ve Dergiler:

  1. Somuncu Baba Dergisi (Aile Eki – Mart 2020)
(Visited 5 times, 2 visits today)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Next Post

Vefalı Olmak

Pts Eyl 28 , 2020
Vefalı Olmak. Vefa, “sevgiyi sürdürme, sevgi, dostluk bağlılığı” anlamına gelen bir kelimedir. Vefasız ise “vefası olmayan, sevgisi çabuk geçen, hakikatsiz, bivefa” anlamlarına gelir. Vefa kelimesinin yukarıdaki anlamına baktığımızda her insanda […]
Vefalı Olmak Eşref Bolukçu

Şunlar da İlginizi Çekebilir