Çocuğum Okula Hazır mı?

Çocuğum Okula Hazır mı?

Velilerin en çok kaygılı oldukları konu: Çocuğum Okula Hazır mı?

72 aylık çocukların okula başlaması zorunlu. 69-70-71 aylık çocukların okulları 1 yıl ertelenebilir. 66-67-68 aylık çocukların ise velilerin istemesi halinde 1. Sınıfa başlaması sağlanabilir.

Anne babaların en çok üzerinde durdukları konu, çocuklarının okula hazır olup olmadığıdır. 

Çocuklarımız ilkokula başlarken aslında yeni bir yaşama başlarlar. Bu yeni yaşam çocuklar için kimi sorumluluklar ve zorluklar da beraberinde getirir. Okula başlayacak olan çocuğun sorumluluk ve zorlukların üstesinde gelmesi açısından değerlendirilmesi gerekir.
Çocukların mutlu, dengeli, özgüveni yüksek, üretken bireyler olarak yetişmelerinde okul yaşantılarının etkisi çok önemlidir.

Yapılan araştırmalar; okula başlamaya ve öğrenmeye hazır olan çocukların okul hayatında daha mutlu, uyumlu ve başarılı olduklarını göstermiştir. 
Çocuğun okula hazır olması; fiziksel, bilişsel, sosyal ve duygusal gelişim alanlarında yaşına uygun şekilde desteklenmesi ile yakından ilgilidir. Çocuğun yaşamın ilk yıllarında güven ve sevgi duyduğu bir ev ortamında bulunması, merak ettiği şeyleri öğrenebilmesi için olanaklar sunulması gelişimini olumlu yönde destekler. Bu anlamda anne babalara çok şey düşmektedir. Anne ve babalar, çocukları için uygun bir öğrenme ortamı oluşturmak, onları öğrenmeye ve keşfetmeye teşvik etmek için pek çok şey yapabilirler. Çocuklarının okula uyum sağlamalarında ve başarılı olmalarında rol oynamak isteyen ana-babalar, işe çocuklarının özelliklerini iyi tanımak, okula başlayan çocuklarda ne gibi özelliklerin önemli olduğunu öğrenmekle başlayabilirler.

Duygusal Olgunluk Önemlidir

Okula hazır olması hem akademik ve hem de duygusal olgunluğunun yeterli olup olmamasına bağlıdır. Çocukların 72 aydan önce ilkokul 1. sınıfa başlamaları başta kaygı bozuklukları, okul başarısızlığı, kendine güvensiz olarak büyümeleri ve davranış sorunlarının gelişmesi açısından sakıncalı olabilir. Mümkünse 72 aydan önce doğan çocukların okul öncesi eğitim alması, eğer ilkokula başlamış ise en erken dönemde ortaya çıkacak sorunlara karşı uzamandan yardım alınmalıdır.

Okula başlamak zihinsel, bedensel ve duygusal açıdan bir hazır oluş durumu da gerektirmektedir. 5 yaş çocuğu (60-71 aylar arası) zihinsel, fiziksel, sosyal ve psikolojik olarak ilkokula henüz hazır değildir. Tabii ki hazır olan çocuklar da az da olsa vardır. Çocuğun okul eğitimine katılabilmesi için gerekli sosyal, duygusal, bilişsel, dil ve motor becerilerinin gelişimi 6 yaştan (72 ay) önce tamamlanmaz. 
İlkokula başlayacak çocukların hangi becerileri kazanmış olması gereklidir? Çocuğunuzun ilkokula başlamaya uygun olup olmadığını nasıl anlarsınız?

Tuvaletini yalnız başına yapabilir, elbiselerini ıslatmadan yüzünü yıkayıp, kurulayabilir, dişlerini fırçalayabilir, kendisi yemek yiyebilir, düğmelerini ilikleyip çözer, kendi başına giyinip soyunabilir. Defteri, çantası, forması gibi kendi eşyalarına sahip çıkabilir, toplayabilir;
Kurallara uygun davranışlar sergileyebilir, arkadaşlık başlatabilir ve sürdürebilir, belli ölçüde gerilim ve öfkeyle baş edebilir, bir oyun için gerekli kuralları anlayabilir, sırasını bekleyebilir, sosyal kuralların nedenlerini anlayabilir

Çocukların yazı yazabilmesi için ince motor becerilerinin gelişmesi gereklidir.1′den 10′a kadar rakamları kopya edebilir, daire, kare, dikdörtgen, üçgen şekillerini çizebilir, dikey, yatay, eğik, eğri çizgileri çizebilir, kopya edebilir, şekillerin sınırını taşırmadan boyayabilir, baş, vücut, kollar, bacaklar, ağız ve gözlerden oluşan insan çizimi yapabilir, su gibi akıcı maddeleri bir kaptan diğerine boşaltabilir, verilen sıralamaya göre ipe boncuk dizebilir.

Beş kez üst üste sekerek sıçrama hareketi yapabilir, öne doğru takla atabilir, kendine atılan küçük bir topu elleriyle tutabilir.

Bilişsel Gelişim

Bilişsel Gelişim; Algılama, dil ve kavram alanındaki gelişimleri içerir.
Algılama gelişimi:10-12 kadar ana ve ara rengi tanır ve bunları eşleştirebilir,1 den 20′ye kadar olan rakamları tanıyabilir, dokunarak nesneleri sayabilir,1′den 10′a kadar olan sayılarla toplama ve çıkarma işlemleri yapabilir, sıra ile haftanın günlerini sayabilir, aynı anda birbirini takip eden 2-3 emri yerine getirebilirim.

Anlatılan bir öyküdeki detayları hatırlayabilir, sebep -sonuç ilişkilerini kurabilir.

Adını soyadını söyleyebilir, ailedeki kişilerin isimlerini söyleyebilir, “niçin” sorusunu açıklayarak cevaplayabilir, geçmiş şimdiki ve gelecek zaman ile ilgili konuşurken kelimeleri doğru kullanır…

Büyük- küçük kavramlarını, sağını, solunu bilir, nesneleri büyüklük, genişlik ve uzunluk özelliklerine göre sınıflandırabilir.

Bir sonraki yazımda bu gelişimleri tamamlamadan 1. Sınıfa başlayan bir çocukta olabilecek olası ruh sağlığı sorunları üzerinde duracağım


Okula Yeni Başlayan Çocuklarda Sorunlar

Bazı anne babalar çocuklarının bir an önce okula başlamalarını isterler. Tabii ki çocuğun okula başlıyor olması anne baba için gerçekten çok önemli. Çocuğun okula başlaması zaten hayatının dönüm noktalarından bir tanesi. Maalesef bazı anne babalar bu konuda çok acelecidir: Çocuğunun okula başlaması sevincini bir an önce yaşamak isterler.

Anne babalar, çocuklarını başka çocuklarla kıyaslamadan, kendi çocuklarının gelişim durumuna bakarak karar vermelidir. 

Küçük yaşta okula başlayanlarda ayrılık kaygısı görülme riski, altı yaşında ilkokula başlayan çocuklara göre daha fazladır. Özellikle bu çocuklar okul öncesi eğitim almadılarsa risk daha da artmaktadır.
Dürtü kontrolü 5 yaşındaki bir çocukta tam gelişmediğinden davranışlarının kontrolünü sağlamakta zorlanacak; sınıfta sırasında bekleyemeyecek ve okulda uyması gereken kurallara uymakta güçlükler yaşayabilecektir.

Beş yaşından önce el-göz koordinasyonunun, ince motor becerilerin, işlemsel düşüncenin tam gelişmemiş olması, soyut düşüncenin yetersizliği ve dikkati sürdürmedeki güçlükler nedeniyle bu yaştaki çocuklar öğrenme becerilerinde zorlanacaklardır. Bu yaştaki çocukların okulda belli seviyede başarı elde etmekte zorlanmaları gelişimsel açıdan normal olmasına karşın okul programları kapsamında beklenen kazanımları karşılamamaları nedeniyle, başarısızlık olarak yorumlanacak ve gereksiz olarak, ‘öğrenme güçlüğü’ veya ‘dikkat eksikliği’ olduğu gibi tanımlara maruz kalacaktır.

72 Aylık Çocuklar Birinci Sınıfa Başlamalıdır

Genel olarak benim tavsiyem 72 aylık çocukların 1. sınıfa başlatılmasıdır. Burada temel ölçüt elbette bireysel farklardır. Bireysel farklara göre, okulda en sık rastlanılan sorular:

Ayrılık kaygısı, anneden evden ayrılmakta güçlük

Okul fobisi

Arkadaş edinme ve iletişim kurmada güçlükler

Okul ve sınıf kurallarına uymakta güçlükler

Güvensizlik, kaygı bozukluğu

Dikkat eksikliği hiperaktivite

Öğrenme güçlüğü

Ödev yapma problemleri

Ayrılık kaygısını azaltmak için, çocuğu okula bırakıp ondan ayrılırken kesinlikle ona gözükmeden, kaçar gibi ayrılmayın. Mutlaka vedalaşın. Onu öpüp, ona sarılın nereye gideceğinizi, ne yapacağınızı kısa bir sohbetle ona anlatın ve mutlaka geri döneceğinizi söyleyin. O ağlasa bile siz sakin ve huzurlu bir şekilde ondan ayrılın. Eğer ağlayacaksanız bunu ondan ayrıldıktan sonra yapın. Bu hoşçakal sohbetini her ayrılıştan önce rutin bir şekilde mutlaka yapın. Ancak bu şekilde aranızdaki güven ilişkisi sağlamlaşacaktır.

Anne Babalar Neler Yapmalıdır?

Kaygılı ve üzüntülü olduğunuzu ona belli etmemeye çalışın ve yüzünüzdeki ifadenin sakin ve huzur verici olmasına özen gösterin. Çocuklar, annelerin yüz ifadelerini okurlar. Unutmayın, kaygınızı çocuğunuza da yansıtıp onun da endişeli olmasına sebep olabilirsiniz. Sakın geri adım atmayın, kararlı ve tutarlı olun.

Okul fobisi, şiddetli bir endişe nedeniyle çocuğun okula gitmek istememesi veya okulla ilgili son derece isteksiz olmasıdır. Çocuk, özellikle okul saatleri yaklaştığında sıkıntı artışı, mide bulantısı, karın ya da baş ağrısı gibi çeşitli bedensel yakınmalar bildirerek okula gitmemek ve kendisini evde tutabilmek için çaba harcar. Çocuk tarafından bu tür yakınmalar genelde sabah uyanır uyanmaz bildirilir ve anne-babayı ikna ettiğini, okula gitmeme kararının verildiğini anladığı anda da kendiliğinden kaybolur. 

Okula gitmek istemeyen çocuklar için anne babalar neler yapmalıdır?

Okulda olduğu zamanlardaki ayrılığın geçici olduğunu anlatılmalıdır.

Çocuk okula gideceği gün, aile üyelerinin sıradan bir günmüş gibi davranmaları, korkuyu çağrıştıracak ya da tetikleyecek davranımlardan uzak durmaları gerekmektedir.

Vedalaşmaları çabuk ve kısa süreli tutarak, gerekli açıklamaları yapıp, ayrılıkların doğal olduğu hissettirilebilir.

Sabırlı, tutarlı ve kararlı bir tavır içinde olunuz. Sorunu görmezlikten gelmek ve bir sonraki yıla havale etmek; ancak çözümü zorlaştırır.

Okul korkusuyla baş etmede yapılacak ilk iş çocuğun olabildiğince çabuk okula geri dönmesidir.

Çocuğu okula gitme zorluğu nedeniyle cezalandırmayın, küçük düşürücü sözlerle aşağılamayın.

Çocuğun bunaltısı ile oluşan belirtileri şımarıklık, ilgi çekme arzusu ya da sizi kızdırmak için yapılan davranışlar gibi yanlış yorumlamaktan kaçının.

Çocuğunuz okula geç kaldığında, servisi kaçırdığında, mutlaka onu okula göndermek için başka çözümler geliştirin ve en kısa zamanda okula gönderin. Bazen çocuğunuz kendiliğinden eve dönebilir, bu durumda da yapmanız gereken onu okula geri göndermektir.

Anne Babalar Sakin Olmalıdır

Okula gitmediği için çocuk suçlanmamalıdır. Bu sıkıntılı durumun geçici olduğunu, bazı başka çocuklarda da görüldüğünü ve destekle kolaylıkla iyileştiğini çocuğa anlatılmalı.

Unutmayın, çocuklarımızda var olan sorunlar çoğunlukla biz anne babaların, onları yetiştirme tarzımız ile ilgilidir.

Sağlıklı ve mutlu çocuklar ile huzurlu bir aile ortamı dileğimle…

Malatya Net Haber Gazetesi (09.0.2019) >>>

Diğer içerik >>>

(Visited 9 times, 2 visits today)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Next Post

Çocuklara Doğru Sözlü Olmayı Öğretmek

Pts Eki 5 , 2020
Çocuklara Doğru Sözlü Olmayı Öğretmek. Ebeveynler, çocuklarında var olan davranışların sebeplerini düşünürken öncelikle kendilerini sorgulamak ve değerlendirmek zorundadır. Doğru sözlü olmayan bir çocuğun bu durumunun temel sebebi yüksek ihtimalle anne […]
Çocuklara Doğru Sözlü Olmayı Öğretmek